Bipolar bozukluk, psikiyatrik değerlendirme ve gerektiğinde medikal tedavi gerektirebilen bir ruhsal bozukluktur. Tanı, uygun tedavinin planlanması açısından önemlidir; ancak kişinin bütün hikâyesini tek başına açıklamaz.
Tanının ötesindeki kişi
Aynı tanıyla yaşayan iki kişinin deneyimi birbirinden oldukça farklı olabilir. Duygudurum değişimlerinin hangi yaşam olaylarıyla birlikte ortaya çıktığı, kişinin bunlara nasıl anlam verdiği ve bu dönemlerin ilişkilerinde nasıl bir iz bıraktığı kendine özgüdür.
Bir tanı önemlidir; ancak kişinin tüm hikâyesini açıklamaz.
Psikoterapinin yeri
Psikanalitik yönelimli psikoterapi tıbbi tedavinin yerine geçmez. Psikoterapide tanının kendisinden ziyade, bu tanıyla yaşayan kişinin öznel deneyimine alan açılır.
Duygudurum değişimlerinin kişinin ilişkileri, kendilik algısı, yaşam öyküsü ve geleceğe dair beklentileri üzerindeki etkileri ele alınabilir. Bazen tanıyla kurulan ilişki; utanma, damgalanma korkusu, kendine güvensizlik veya geleceği kontrol etme ihtiyacı gibi başka deneyimleri de beraberinde getirebilir.
Neler üzerine düşünülebilir?
- Duygudurum değişimlerinin kişi için taşıdığı anlam
- Farklı dönemlerin yakın ilişkiler üzerindeki etkisi
- Tanı sonrasında değişen kendilik algısı
- Kayıplar, suçluluk ve geleceğe dair beklentiler
- Psikiyatrik tedavi ve gündelik yaşamla kurulan ilişki
Birlikte yürütülen bakım
Bipolar bozuklukla çalışırken psikiyatrik takip ve psikoterapi gerektiğinde birbirini tamamlayan bir çerçevede yürütülür. Duygudurum belirtilerinin belirgin biçimde şiddetlendiği ya da kişinin kendisi veya başkası için acil bir risk bulunduğu durumlarda öncelik acil psikiyatrik değerlendirmedir.



