Çalışma alanları01

Kendinle kurduğun ilişki

Dışarıdan bakınca her şey yolundayken içeride sürekli bir yetersizlik, boşluk ya da tedirginlik taşıyor olabilirsin. Bu, karakterinin bir kusuru değil; bir yerden öğrenilmiş bir kendine bakma biçimi.

Tanıdık geliyor mu?

Bunlar birer belirti listesi değil; danışanların bu alanda en sık anlattığı deneyimler.

Ruhsal yaşantının farklı görünümleri

Aynı deneyim herkeste aynı anlama gelmez. Bu başlıkları, kişinin kendine özgü hikâyesi içinde ele alırız.

01

Kaygı ve anlamlandırılamayan içsel huzursuzluk

Kaygının her zaman açıkça görülebilen bir nedeni olmayabilir. Kişi yaşamında görünürde ciddi bir problem olmadığı hâlde sürekli kötü bir şey olacakmış hissi yaşayabilir; geleceği kontrol etme ihtiyacı duyabilir, karar vermekte zorlanabilir veya zihnini susturamadığını hissedebilir.

Psikanalitik yaklaşım kaygıyı yalnızca azaltılması gereken bir belirti olarak değil, kişinin iç dünyasında yaşanan çatışmaların ve henüz anlamlandırılamayan deneyimlerin bir ifadesi olarak da ele alır.

Yalnızca “Kaygımı nasıl azaltabilirim?” değil, “Bu kaygı benim için ne ifade ediyor?” sorusuna da bakarız.
02

Panik atak ve kontrolü kaybetme korkusu

Panik atak, bedensel ve ruhsal olarak oldukça yoğun yaşanabilir. Kalp çarpıntısı, nefes almakta güçlük, baş dönmesi, kontrolü kaybetme veya ölecekmiş gibi hissetme kişiyi aynı deneyimi yeniden yaşamaktan korkar hâle getirebilir.

Psikanalitik çalışmada panik atak yalnızca bedensel belirtiler üzerinden değil; kişinin yaşamında hangi dönemlerde ortaya çıktığı, hangi duygularla ilişkili olabileceği ve kontrolü kaybetme deneyiminin kişi için ne ifade ettiği üzerinden ele alınır. Amaç paniği yalnızca dışarıdan kontrol etmek değil, ruhsal yaşam içerisindeki yerini anlamaktır.

03

Depresif duygulanım, boşluk hissi ve anlam kaybı

Depresif yaşantı yalnızca üzgün olmak anlamına gelmez. Bazen kişi hiçbir şey yapmak istemez, eskiden anlamlı gelen şeylerden uzaklaşır, kendisine karşı oldukça eleştirel hâle gelir ve yoğun suçluluk, değersizlik veya yetersizlik hissedebilir. Bazen ise belirgin bir üzüntüden çok boşluk hissi ön plandadır.

Psikanalitik psikoterapide depresif yaşantı; kişinin kayıpları, kendine yönelttiği eleştiriler, ilişkileri, beklentileri ve arzularıyla olan ilişkisi üzerinden ele alınır.

Hayatımda aslında bir problem yok ama hiçbir şey hissetmiyorum.
04

Kimlik, kendilik algısı ve “Ben kimim?” sorusu

Bazı kişiler psikoterapiye belirli bir belirti nedeniyle değil, kendileriyle ilgili daha derin ve tanımlanması zor bir huzursuzluk nedeniyle başvururlar. Özellikle yaşamın geçiş dönemlerinde kimlik, yön ve aidiyet soruları daha belirgin hâle gelebilir.

Psikanalitik çalışma bu sorulara hazır cevaplar vermek yerine, kişinin kendi cevabını oluşturabileceği bir düşünme alanı açmayı hedefler.

  • Ben aslında ne istiyorum?
  • Yaşadığım hayat gerçekten bana mı ait?
  • Başkalarının beklentileri olmasa nasıl biri olurdum?
  • Neden kendimi olduğum gibi kabul etmekte zorlanıyorum?
05

Tükenmişlik, başarı ve yetersizlik döngüsü

Tükenmişlik her zaman yalnızca fazla çalışmanın sonucu değildir. Bazı kişiler durmakta zorlanır, başarılı oldukları hâlde kendilerini yeterli hissetmez ve bir hedefe ulaştıklarında kısa sürede yeni bir hedef belirlerler. Dinlendiklerinde suçluluk duyabilir, üretmediklerinde kendilerini değersiz hissedebilirler.

Bu durumda yalnızca yaşam koşullarına değil, kişinin başarı, değer görme ve kendilik algısıyla kurduğu ilişkiye de bakmak gerekir.

Neden kendime hiçbir zaman yeterli gelemiyorum?

Bu alanda nasıl çalışırız?

01

Sesin kime ait?

Kendine yönelttiğin eleştirinin nereden geldiğine bakarız. Çoğu zaman o ses baştan senin değildir; bir yerden devralınmış ve zamanla içeriye yerleşmiştir.

02

Neyi koruyor?

Kaygı ve öz-eleştiri genellikle bir işe yarar: seni bir tehlikeden korur. Neyi koruduğunu anlamadan bırakmak zordur, çünkü bırakmak savunmasız kalmak gibi hissettirir.

03

Başka ne mümkün?

Yeni bir kendine bakma biçimi telkinle değil, deneyimle oluşur. Terapi ilişkisinin kendisi, bu farklı deneyimin yaşandığı yerlerden biridir.

Bu alandaki çalışma, seni daha üretken ya da daha uyumlu yapmayı hedeflemez. Kendinle daha az savaşarak yaşayabileceğin bir alan açmayı hedefler.

Bu alanla ilgili yazılar

Aynı konuları daha geniş bir yerden, acele etmeden düşündüğüm yazılar.

Tüm yazıları gör

Bu sayfa tanı koymaz

Buradaki içerik bilgilendirme amaçlıdır ve klinik değerlendirme yerine geçmez. Acil bir risk söz konusuysa 112'yi ara ya da en yakın acil servise başvur.

Diğer çalışma alanları

Bunun üzerine konuşalım

İlk görüşmede seni buraya getiren konuyu ve birlikte çalışma uygunluğunu ele alırız.

WhatsApp’tan yazTelefonla ara